‘GÜNDE 8-10 KAHVE İÇERDİ’
/
“Onun sayesinde 5 yaşında kahve yapmayı öğrendim. Türk kahvesini çok severdi, günde 8-10 kahve içerdi. Çok büyük miras bıraktı. Hayata bugün mizahi yönden güler yüzle olumlu bakabiliyorsam onun sayesinde…””Çok iyi dostumdu hem de çok iyi babaydı. İyi bir baba-kız ilişkimiz vardı. Lisede “Tiyatrocu olmak istiyorum” dedim babama. Aldı beni karşısına, “Hayatın boyunca tiyatro erkek arkadaşından, eşinden ve çocuklarından önce gelir. Eğer buna razıysan, ol” dedi. O gün karar verdim olmamaya. Tiyatrocu olmadım ama işin yönetici tarafında kaldım. Hiç pişmanlığım yok.”
/
“Yeşilçam filmleri çok sıcak samimi olduğu için nesilden nesle seviliyor. Türk toplumu onları çok sevdiği halde hiç şımarmadılar ve bunu üstünlük olarak görmedik. Hepsini kalbimize gömdük. Ezbere biliniyor bütün replikler. Babamın filmlerini izlerken mutlu oluyorum ama hüzün doluyorum. Orada ama dokunamıyormuşum gibi. “Keşke yanımda olsaydı” dediğim zamanlar oluyor. Bugün olsa hemen kahvesini yapar, oturur anlatmaya başlardım. Zaten bir gün ona anlatacakmış gibi biriktirmeye devam ediyorum. Nur içinde yatsın.”





