“ALEYNA BİZE MADDİ DESTEK SAĞLAR”
/
“Bir anne olarak iki kızım var. Birisi engelli, bakıma muhtaçtır. Diğer kızım Aleyna ise bize bakan, maddi manevi destek veren kızımdır. Olayın tüm içeriğini, sebebini öğrendikten sonra kızımı avukatımız ile birlikte teslim edecektik. Ancak kızım eve geldiğinde engelli kızıma sarılıp “Beni bırakma Cansu” şeklinde ağlayınca bir anne olarak o gece götürmek istemedim. Anne Zuhal Kalaycıoğlu “Konu ile ilgili alınan tanık beyanlarında olay öncesinde sizin Vahap Canbay’ı kast ederek “Herkes haddini bilecek” şeklinde tehditkâr bir telefon görüşme gerçekleştirdiğiniz yönünde iddiada bulunulmuştur. Konu hakkında neler söylemek istersiniz?” sorusuna şu cevabı verdi. “Bu telefon görüşmesi olay akşamı olmuştur. Bu görüşme esnasında kızım Aleyna bendeydi, hatta yanımızda Bertin de bulunuyordu. Kızım telefonda görüntülü olarak Yalçınay ile konuşuyordu. Konuşma esnasında sesler yükselmeye başlayınca kızımın elinden telefonu alarak “Herkes haddini bilsin” deyip telefonu yüzlerine kapattım.”
“KİMSEYİ YÖNLENDİRMEDİM”
/
Olay yukarıda anlattığım gibidir. Benim bu olaya herhangi bir dahilim yoktur. Kimseyi de azmettirmedim. Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahıs kızımın da arkadaşıdır. Ölmesinde veya öldürülmesinde herhangi bir yönlendirmem yoktur. Ben kimseyi tehdit etmedim. Benimle birlikte kalan kızım Cansu Tutuş yüzde yüz engellidir. Bakıma muhtaçtır. Kendisine benden başka bakacak kimse yoktur. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Ekleyeceğim bir husus yoktur.





